Sezai

Kusarcasına yazmak, Sezai. Kusamayınca ensede toplaşan kelime sancıları çok illet bir detay değil mi Sezai. Girdapların tenhasında yol bulmak kime kalmış Sezai. Bir tutam yalnızlık, bir demet vanilya kokusu biraz da müzik bizi durduğumuz yerden her yere götürebilir Sezai. Uyanınca diz titremesi yaşatan duyguları midede ki kelebeklere teslim ederken gökyüzüne teşekkür etmeyi unutmamalıyız. Dağıtamazsan toplayamazsın diye bir şey okumuştum bir kitapta.Çok dağıttık Sezai. Şimdilerde topladıklarımıza sımsıkı sarılıyoruz.

Reklamlar

Önce

Önce iş güvenliği 

Sonra sola bak 

Solladın mı tuğlada ki vicdanını 

Kaldırımdaki ot parçasıyla derdim yok

Kayan yıldıza da dilek dilemedim

Evlere servisin hızına inanmam

Antidepresanların duvardan duvara savurmasına izin verdim

Filler üzülünce öldüler 

Bunu en çok ben hissettim

Fakat kimseye kanıtlayamadım

Boynumda zamanı taşıdım

Yanlışın yüküyle omuzlarımı üzdüm 

Yine de inandım

Kötülükleri kini kalbime bulaştırmadım

Makarnada ki peyniri sevdim

Gözbebeklerinin kalp titreten gücü varmış

Sustum

Ulan Sezai

Uçurumun kenarındayız Sezai. Bu  sefer fena çakıldık. Kum saati dengesini gecenin ortasında yitirdi. Fenalardayız Sezai. Konuşsana be Sezai! Ne halta yarıyorsun sen? Oturduğun koltuğun yayı bile senden bıkmış, sen gökyüzünü seyrediyorsun.Ah be Sezai… Kollarımda öldü dostum, yanımdan geçti ruhu…

Fakat

Bunu anlatmak mümkün değil ,

Bunu yaşamaksa olacak iş değil…

Fakat kedileri sevmeye başlıyorsun ;
Çay eşliğinde ki sohbetleri…

Biraz da bulutlara dalıyorsun ,
Bazen bir uçak reklam arası oluveriyor ;
Demlenen duygularının arasında…

İçinin balkonun da soğumuş kahveler ;
Ve nice olgunlaşan tecrübeler…

VIRGINIA WOOLF 


​KENDINE AİT BİR ODA:VIRGINIA WOOLF ROMAN İNCELEMESİ

“…Para kazanın,kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın.Ve yazın,erkekler ne der diye düşünmeden yazın…”

Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda adlı kitabı Koridor yayınevinden çıkmış Handan Ünlü Haktanır tarafından dilimize çevrilmiştir.Kitap 150 sayfadan oluşmaktadır.Kitabın kapağı hoş ve ilgi çekicidir.Virginia Woolf 20.yüzyıla damgasını  vuran feminist ve modernist bir kadın yazardır.İngiltere’de dünyaya gelmiş olan yazar hiç okula gitmeyip evde eğitim görmüştür.Virginia önce annesi daha sonra babasını kaybetmiştir.Bu durumdan etkilenen yazar sinir krizleri geçirerek zor bir süreç yaşamıştır.Zaman ilerledikçe artık okuyamayan ve yazamayan Virginia aklını yitirdiğini ve ölüme hazır olduğunu düşünmüştür.Kocasına ve lezbiyen partnerine iki veda mektubu yazarak Woolf Ouse ırmağının sularına gömülerek intihar etmiştir.Virginia’nın Kendine Ait Bir Oda kitabı bulunduğu bir konferansta etkilenilerek ortaya çıkmıştır.Kadınlardan neden Shakespeare gibi bir yazar çıkmıyor sorusuna tokat gibi cevap veren bir feminist yazardır.Kitabında yalın sade ve ben merkezli bir dil kullanıp okurla adeta bir sohbet halindedir.Bu sohbet esnasında bir gülümseme mevcuttur.Kadınlara ilham kaynağı ve feminizme öncülük etmiştir.Woolf kitabında bir çok yazara değinmiş ve onları eleştiri süzgecinden geçirmiştir.Kurmaca edebiyattan yola çıkarak kadınların yazarlık hayatına değinmiştir.Döneminin kadınlar üzerindeki etkisini ele almış ve erkeklerin neden daha rahat yazabildiğini kendince sorguya almıştır.Kadınların özgür olmadığı bir dönemde tek sorunun kadınların kendilerine ait bir odaları olmamasını açıkyüreklilikle söyleyen Woolf toplumun ve erkeğin kadınlara bakış açısını bir kaç örnekle özetlemiştir.(38.sayfa).Beyinlerinin küçük olması ve ahlaki açıdan daha zayıf olmaları gibi…Shakespeare’i bol bol diline dolayan yazar Shakespeare’nin kadınlar hakkındaki düşüncelerinden rahatsız hissetmiştir kendini.Kitabının bir bölümün de kurmaca bir öyküyle Shakespeare’in kız kardeşini ele alıp onunla aynı şartla sahip olamayacağını söyleyip kadın erkek arasındaki eşitsizliğe değinmiştir.(57.sayfa).George Eliot,George Sand gibi yazarların erkek isimleri kullanarak kadınların aslında yazmak için uygun olmadığını toplum baskısı nedeniyle olduğunu ipucu olarak veriyor bize Woolf.Yazarın kadınlara ilham olacak tavsiyeleri de yer alıyor kitapta.Döneminin erkek egemenliğine kalemiyle ve edebiyatla meydan okuyan Woolf haklı davasından vazgeçmeyeceğini dile getirir şu sözleriyle.”İstersen kütüphaneleri kapat,ama benim zihnimin özgürlüğünün üstüne kapatabileceğin ne bir kapı,ne bir kilit,ne de bir sürgü var.”Woolf aynı zaman da kadın erkek arasındaki farkın yoksulluğa dayandırıldığını da savunmuştur.

“…zihinsel özgürlük maddi şeylere dayanır.Şiir zihinsel özgürlüğe bağlıdır.Ve kadınlar yalnızca ikiyüzyıl değil,en başından beri yoksul olmuşlardır…”(sayfa 120).

Yazarak başkaldıran yazar kendine ait bir oda diyerek her şeyden kurtulmanın yolunu işaret etmiştir.

Kitap adı:Kendine Ait Bir Oda 

Yazarı:Virginia Woolf 

Yayınevi:Koridor

Sayfa sayısı:150

Fiyatı:17.TL

Nerden Ve Nasıl Başladım?

Kendi çapımda okuduğum ve sonsuza kadar saklayacağım kitaplarım var hepsi birbirinden değerli.Kitapların dünyasını seviyorum beni başka bir dünyaya götürüp orada bırakıyorlar kitap bitse bile ben orada kalıyorum ve bu bana mutluluk veriyor.Okumam gereken bi sürü kitap varken daha fazla kitap almayı seviyorum.Kitap okumayı sevdiğim gibi yazmayı da seviyorum.2005’te başladım günlük yazmaya, ilk şiirimi de o zaman yazdım.Her zaman yazdım bırakmadım sonra bir tutkuya dönüştü sonra devam etti ve kendimi kaybettim.Artık yönümü bulamıyordum.Yazıyordum ama ne yazıyordum bu konuda hiç bir fikrim yoktu.Şans bu ya karşıma”365 Her Güne Bir Yazı”kitabı çıkıverdi.Kitabı almadan önce yazarını merak edip sosyal hesaplarından baktım.Karşıma kıvırcık saçlı gözlüklü oldukça tatlı bir kadın çıktı.Tesadüfün böylesi İngiliz Edebiyatı öğretmeniymiş.Kitabı gençlere öncülük etsin diye kaleme almış.Ayrıca annesi için yazmış.Mesaj attım,şaşırtıcı bir şekilde cevap geldi.Anlam veremediğim bir bağ kurdum onunla çünkü onunla konuşurken beni anladığını dinlediğini ve iyi geldiğini biliyordum.”Kalemin güçlü,pes etme,doğru yoldasın”. dedi.Ondan bunları duymak yolun başında çok iyi gelmişti.Sadece yazma konusunda değil her konu da fikrine ihtiyaç duyduğum biri oldu ve ideolüm oldu.Hala görüşüyoruz, her zaman yanımda oldu yönümü bulmama yardımcı oldu.Zaman zaman yazılarımı gönderiyorum o da yorumlar yapıyor daha çok umut veriyor bana.Kelimelerim birikmişti,çıkamıyorlardı birbirlerine çarpa çarpa içimde  kalmaya devam ettiler.Sonra onu tanıdım kelimelerim yola çıktı.Evet yazardan bahsedip durdum biraz da kitabından bahsetmek istiyorum. Kendini keşfettiğin ve kimsenin bilmediği bir dünya misali.İlk aşktan yaşadığın en mutlu ana kadar her şeyi  yazıyorsun ve senin 365 günün oluyor.Aslında o benim kitabımsı defterim.Adını “vanilya”koydum.Vanilya kokusunu duyduğumda huzur doluyorum tıpkı kitabımsı defterimi açtığımda hissettiğim huzur gibi.Yazıpta yolunu bulamayanlar için bir hediye.Hemen bitirmek istemedim içimden geldiği zaman elime alıp rastgele bir sayfasını çevirip sorulara cevap veriyorum,komutları yerine getiriyorum.En son mahallede gözlem yapıp mahallede ki bütün kadınları alıp onları özellikleriyle gizemli karakterlere büründürdüm.Kim bilir belki daha detaylı anlatacağım karakterler olurlar.Velhasıl iyi ki seni tanıdım İrem Uzunhasanoğlu.Ve iyi ki seni tanıdım vanilya kokulu kitabımsı defterim.
Not:Söz vermiştim kendime;bu yolda ilerlersem, bu yolu açan o kadını anlatacaktım.

Öylesine

İnsanları çok sevdim,ama onlar bana kalbimin kaldıramayacağı kötülükler yaptılar.Misafir olarak gittiğim eve bile veda etmeyi sevemedim ama güzel vedalarım oldu.Bildiğim halde sustum ama iki dudak arasındaki kelimelerle yaralandım
Twitter:fadilezehra